[Kitap Yorum] Aşk Büyüsü - Tuba Atıcı Coşar

12:40:00, BY Sümeyye Tunca -





Bir karşılaşma sonucunda yolları kesişen ve birbirlerinden hoşlanan 
Baran ve Ela 'nın deli dolu, bazen hüznün yer aldığı bazende mutlulukların 
yer aldığı ama her şeye rağmen sevginin ön planda olduğuna tanıklık eden
bir kitap Aşk Büyüsü.


Değerli yazarımız Tuba Atıcı Coşar wattpad de yazmaya başlamadan bir kitap 
sayfasında tanımıştım kendisini. Daha sonra bana wattpad de yazacağını söylediğinde 
"abla hemen tanıtımını yaz okuyayım" demiştim. Oda bana tanıtımını atmıştı daha sonra ise
wattpadden soluksuz olarak takip ettiğim hikayeler arasına girmişti. Dokuz yayınlarından
kitap olarak elimize alacağımı duyduğumda ise çok sevinmiştim ablam adına.Çünkü 
gerçekten kitap olmayı hak ediyordu Baran ve Ela'nın hikayesi. 



Deli aşıklardan kızımız Ela yaşadığı tatsız olaylardan sonra hayatında bazı değişikler yapar. 
Yaşadığı yeri değiştirir ve yeniden kendine bir hayat kurar. Kurduğu hayata başka birini dahil etmeyecektir kendince  ama hiç olmadık anda kendini Baran 'ın kollarında bulur.


Baran yeşil gözleri ile tüm kızların kalbini çalan , ukalalık desen hat sefada yakışıklılık
desen diz boyu çapkınlığı ile nam salmış kadınları sadece tek gecelik bir ilişki olarak gören
asla ciddi bir ilişki düşünmeyen ; konu ailesi ve arkadaşları olduğunda 
 gözü hiç bir şeyi görmeyen biridir. 

Bu hayata asla yapmam dediği şeyleri Ela ile tanışınca yapmaya başlayan Baran anlar ki Ela 
onun için diğer kızlardan farklı ve bu deli kıza aşık. 

Okuyucularına yazarımız gerçekten aşkın bir büyü olduğunu anlatıyor kitap da. 
Bazen güldüm bazen sinirimden yerimde duramadım. 
Bazen Ela'ya kızdım bazen de Baran'a. 
Ama Baran'ın aşkına imrendiğimi de söylemeden geçemeyeceğim. 
Bence romantik kitap okumayı sevenler için ideal bir kitap.


Aşka Dair serisinin diğer kitaplarını da merakla bekliyorum. 
Çiçeği burnunda yazarımıza hayatı boyunca başarılar dilerim.  



"Onun evinde gelmesini beklerken yerimde duramadım, yaptığımın yanlış olması umurumda bile değildi. Direk odasına daldım, daha kapıdan içeri adam atmadan kokusu öyle bir vurdu ki yüzüme yaşadığımı hissettim. Dolabına doğru yavaş adımlarla ilerleyip açtım. Katlı olduğu tişörtlerden birini alıp buruma götürdüm derin, derin içime çektim kokusunu. Birkaç dakika öyle olduğum yerde ciğerlerime sadece onu doldurdum. Bütün benliğim bu kokuya hasretken bu kadarı yeterli gelirmiydi bana sanki. Ona ihtiyacım vardı teninden aldığım o kokusuna, beni bu soğuktan çıkaracak sıcaklığına ihtiyacım vardı."



kitap puanım;




1 yorum: