Esra Şekercileroğlu / Aşk Bize Yarasın [ Röportaj ]

11:55:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:




1-) Esra Şekercileroğlu  , başarılı bir yazar. Peki başka ? Kimdir Esra, nelerden hoşlanır, nelerden uzak durur?

Esra, kazandığı tüm kişiliklere rağmen babasının küçük kızıdır. Büyümeyi bilmeyen, büyümeyi istemeyen 20 yaşında bir genç kız kendisi. Kendisini yakından tanıyor olmanın ayrıcalığıyla söyleyebilirim ki, olayların iyi yönüne bakmaya çalışan, "modern zaman pollyannası" Siyahın içinde azimle beyazı bulacağına inanan, vazgeçmeyi kendine yakıştırmayan bir drama kraliçesi. Hatta bazılarına göre "dram kraliçesi" çünkü olayların acıklı yönüne de bir o kadar çabuk kaptırır. Kitabı, kelamı ve kalemi çok sever. Sevmediği şeylere karşı önyargı duvarını kıramasa da ufak bir çatlak oluşturmayı başarmış, kendisine uymayan şeylere dahi ılımlı yaklaşmaya çalışan biri. Mümkün olduğu kadariyla tabii...



 2-)Bir kitap yazmak ve bir hikaye paylaşma fikri nasıl oluştu? İlk yazdığınız hikayeyi, ilk kurduğunuz cümleyi hatırlıyor musunuz?

Kendimi en yalnız hissettiğim dönemlerde aldım elime kalemi ve bir daha da bırakamadım. Kendimle dertleştigim küçük siyah bir defterle adım attım yazı dünyasına. Daha sonra wattpadı keşfetmemle hikaye dünyasına adım attım. İlk hikayem Can Yaram, yazdığım ilk sözü hatırlamıyorum...

 3-)Bugüne kadar oluşturduğunuz karakterler arasında kendisine en yakın ve kendinize en çok yazma hissi uyandıran karakteriniz hangisidir?

Şimdiye kadar birçok karakter yazdım. Okuyanlar bilirler her karakterim duygularını en uçta yaşarlar. Üzüntü, acı, mutluluk, aşk... fark etmeden her biri doruk noktasında. Kendimden bir şeyler kattığıma inandığım karakterim Ömür. Kendimi buldugum da öyle... 


 4-)Kitabınızı yayınlama sürecinden bize biraz bahseder misiniz?

Aşk Bize Yara'sın üniversitenin yoğun sınav döneminde dahi devam ettirmeye çalıştığım bir hikayeydi. Aklımı bir türlü sınava veremediğim, Ömür'ün acısına üzüldüğüm, zorlu bir süreçti. Ben sadece yazanlardan olmadım hiçbir zaman. Yaşayarak yazdım. Hissettiğimi döktüm satırlara ve bunun sonucunda gerçeklikten, kendi gerçeklerinden uzaklaştım. Kitap bittiğinde ağır bir yükten kurtulmuş gibi hissettim. Bir anda özgürleşmiş gibi...


 5-)Kitabınız ile aldığınız olumlu veya olumsuz eleştirileri nasıl kaldırıyorsunuz?
kitabımla ilgili her türlü eleştiriye açık bir insan oldum. İyi veya kötü fark etmeden. Bir merdiven gibi gördüm kitabıma gelen yorumları. Beni hep bir adım öteye götüreceğine inandım hep. Öyle de oldu.



 6-)İkinci kitap olarak düşündüğünüz bir hikayeniz var mı?

Evet Aşk Bize Yara'sın adlı hikayemdeki ana karakterlerden biri olan Umut'un hikayesini yazıyorum. Adı 'Deli Mavi'


 7-) Karakterlerinize gelmek isterim. Kitabın içindeki karakterlerden hangisi size en uygun ve bize kitabın akışından biraz bahseder misiniz?

Karakterlerimden Asya ve Ömür'ün beni yansıttığını söyleyebilirim. Güçsüz gibi değil ama narin, kırılgan kadınlar ele aldım hep. Öyle kadınları sevdim çünkü. Kadını kadın gibi yazmak istedim sanırım...

 8-) Kitap yazmak mı, sosyal paylaşım platformlarında hikaye yayımlamak mı?

Aslında uzun zamandır yakın bir dostuma artıştığım bir konu bu. Kendisinin de çok yakın zamanda kitabı çıktı ancak o hiçbir platformda yayınlamadı yazdıklarını. Edebiyatı popilariteden uzak yapmayı ve dahası yaşamayı tercih ediyor.

  9-)Sosyal medya ile aranız nasıl?
Pek iyi olmadı sosyal medyayla aram. Genellikle vaktimi okumaya ve yazmaya ayırıyorum

 10-)Son olarak okurlarınıza  istediğiniz mesajınız var mı?

Hayallerinizin peşinden gidin ve asla pes etmeyin. Yazmanın o garip efsununa kaptıranlar, o akisli pencereden bakar hayata. Güzel görün, güzel düşünün. O zaman imkansızı başarmış olacak, hayallerinizin somut halini elinizde tutacaksiniz. Bende olduğu gibi...

 En son okuduğunuz kitap: Aşk ve Kül 
 En son izlediğin film: Unutursam Fısılda 
 En çok sevdiğin şarkı: Gülben Ergen / Kusursuz 

Asude / Dama Aşk Kazanır [ Yorum ]

04:50:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:

Merhaba arkadaşlar ben geldim beğeneceğini zi düşündüğüm bir kitap ile. Asude benim sevdiğim yazarlardan biri.  Yazarın kalemi ile ilk Ajan Serisi ' nin ilk kitabı ile tanıştım.
Ve kitaplarımın içinde favori serilerimden.
Gelelim yeni kitabı olan Daima Aşk Kazanır kitabına.  Yazar gene kalemini konuşturmuş ve orta harika bir kurgu çıkarmış.


Rüya babasının iflasına neden olan adamdan.  intikam almak için kuzeni ile seferber olurlar. Fakat kuzenin ona attığı kazık rüyanın hayatını tamamen değiştirir. Aradan geçen zaman diliminden sonra hamile olduğunu öğrenen Rüya bebeğine kıyamaz ve ona kendi imkanları ile bakmaya çalışır.

Fakat hayat şartları onlara adil davranmaz. 
Parasız ve evsiz kalan Rüya kızı için artık yapması gereken şeyi yalar ve kızının babasının yanına gider. 




Tekin Soyönder ise 2 sene önce geceyi birlikte geçirdiği kızı karşısında bulunca şaşırır .  Bir de yanındaki minik kız bebeğinin babası olduğunu söyler. Başlarda bu durumu kabul etmeyen Tekin daha sonra düşmanları
tarafından yapılan tehditler karşısında  onları kabullenir.  Gün geçtikçe kendini kızına   daha yakın hisseder. Beste  tatlı mı tatlı bir kızdır ve Tekin'e her baba diyişinde içine işler. 


Başlarda Tekin'in katı bir karakter olması beni sinir etti. Kendinden taviz vermeyen tavırları.  Fakat sonraları değişmesi üzerine sevdim ben bu adamı. 


Yan karakter ise Serdar ve Aylin ikilisi ni de sevdim . Hikaye başka bir tatlık katmış . Tabi başlarda Serdar uyuz olmadım desem olmaz.  Aylin'e yaptıkları sinir etti adeta.


Kitapda beğenmediğim hiçbir şey yoktu. Herşey olması gerektiği gibiydi. Heme ki kitabın iç ve dış tasarımına diyecek kelime yok. Kitap kapagi da çok güzeldi . Hele ki erkek manken offf dedirtiyor insana.


Yazar gene yapacağını yapmıştı final  de . Bize  bir sonraki yeni kitap dan ipucu ile
sonlandırıyor.  Bu yapılır mı yazarım ya ...
Şimdi merakla bekle dur...

Hilal Akbay / Küçük Sevgilim Kitabının Yazarı ile Tatlı Röportajımız

16:45:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:

1-) Hilal Akbay , başarılı bir yazar. Peki başka ? Kimdir Hilal , nelerden hoşlanır, nelerden uzak durur?

     Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuyum ve aileme aşırı bağlıyımdır. Çok utanganç ve çekingen bir yapım vardır. Konuşmaktansa dinlemeyi tercih ederim. Daha önce hiç gitmediğim yerlere gitmeyi, seyehat etmeyi çok severim. Kalabalık ve karanlık ortamları pek sevmem bu yüzden evde film izlemek tercihimdir. Genellikle serseri aşık tarzında (Böyle bir tarz var mı bilmiyorum ama...) kitapları severim. Bir kaç kitabım hariç -çünkü onları tekrar tekrar okuyabilirim- bütün kitaplarımı okuduktan sonra başkasına veririm. Bazı olurlarım büyük bir kütüphanem olduğunu düşünüyorlar ama yok malesef.

 2-)Bir kitap yazmak ve bir hikaye paylaşma fikri nasıl oluştu? İlk yazdığınız hikayeyi, ilk kurduğunuz cümleyi hatırlıyor musunuz?

     Hayatım boyunca herkes gibi ben de hayaller kurdum fakat hayal dünyamı kendimle kısıtlamadım hiçbir zaman. Kafamdan karakterler yaratıp onlar adına düşünmek her zaman daha eğlenceli ve merak uyandırıcı geldi. Bir süre sonra kurduğum bu hayalleri unutmamak için yazmaya başladım. tabii bu yazdıklarımın hiçbir edebi yönü yoktu sadece kendim okuduğum için her bir harfte nelerin gizli olduğunu ben zaten biliyordum.

     İlk yazdığım hikayenin ilk cümlesini hatırlamıyorum ama yüksek olasılıkla "Sabah kalktığımda..." diye başlıyordur. çünkü her hikaye farklı bi hayat ve her gün de yeni bir macera bundan olsa gerek çoğunlukla böyle başlarım.

 3-)Bugüne kadar oluşturduğunuz karakterler arasında kendisine en yakın ve kendinize en çok yazma hissi uyandıran karakteriniz hangisidir?

     Aralarında ayrım yapmak çok güç. Bu biraz klasik gelebilir ama karakterlerimle aramdaki bağ bir anneyle çocuğunun arasındaki bağ gibi. Ama en çok üzerinde durduğumu sorarsanız bu Barış Çağlayan olurdu. Tabii bu ileride değişebilir.

 4-)Kitabınızı yayınlama sürecinden bize biraz bahseder misiniz?

     Arkadaşlarım wattpadden bahsedene kadar böyle bir site olduğunu bile bilmiyordum. ilk başta çekingenliğm dolayısıyla istememiştim ama sonra aşırı baskı dolayısıyla ikna oldum ve 8 nisan perşembe akşamı wattpade kaydolup küçük sevgilimi yayınlamaya başladım. ilk baştaki hedefim kalbine dokunduğum bir kaç okurdu. Bu hedefime ulaştıktan sonra önüme bir hedef daha koydum eğer küçük sevgilim kitap olmazsa Barbar'ı yazacaktım fakat yayınlamayacaktım. Neyseki bunu da başardım. Küçük Sevgilim eattpaddeki 7. ayında bir hafta içerisinde üç farklı yayın evinden teklif aldı. Daha sonra Parola yayınlarıyla anlaştık ve Küçük Sevgilim wattpaddeki 9. ayında kital olarak elime geldi.

 5-)Kitabınız ile aldığınız olumlu veya olumsuz eleştirileri nasıl kaldırıyorsunuz?

     Olumlu eleştiriler elbette insanı mutlu ediyor. Olumsuz eleştiriler ilk başta moralimi bozsa da sonradan bunları dikkate almam gerektiğini fark ettim. Dışarıdan bir bakış her zaman iyidir. Bir de kötü yorum var bunlara hala katlanamıyorum ufak bir hatada hakarete küfre başvuran insanlara ciddi anlamda acıyorum.

 6-)İkinci kitabı yazarken zorlandığın kısımlar oldu mu?

     Son bölümlerde özellikle de "Biz bir daha kimseyi böyle sevmeyiz" ve "Ellerimi bırakma" bölümlerini yazarken gözyaşlarımdan dolayı ekranı göremediğim zamanlar oldu. Sonunu bilsem bile hissederek yazmamdan olsa gerek onların ağlamadığı yerlerde bile fazlasıyla ağladım.

 7-) Karakterlerinize gelmek isterim. Kitabın içindeki karakterlerden hangisi size en uygun ve bize kitabın akışından biraz bahseder misiniz?

     Karakterlerimden hiçbiriyle tamamen uyuşmuyorum ama her biri benden biraz aldı diyebilirim. Mesela Hira'nın utangaçlığı, Barış'ın kini, uykuyu sevmesi... Kitabın akışına gelecek olursak acemiliğim dolayısıyla bir çok şeyi size aktaramadım belki ama bence bu hikayede aile olmak için kan bağına ihtiyaç duyulmadığını ve hiç sevilmemiş bir serseriyken de bir kadını sanki dünyaya geliş amacınız buymuşçasına sevip sarabilindiğini öğrendim.

 8-) Kitap yazmak mı, sosyal paylaşım platformlarında hikaye yayımlamak mı?

     Benim tek amacım okuyanların kalplerine dokunmak olduğundan çok bir şey değişmiyor benim için ama imza günlerinde okurlarımla sarılıp fotoğraf çekilmek diye de inkar edilemez güzellikte bir gerçek var.

  9-)Sosyal medya ile aranız nasıl?

     Aslında pek sevmem kitabım çıkana kadar İnstagram adresim bile yoktu okurlarımla oradan haberleşiyor olmasam kapatırdım bence tek gerekli olan whatsapp ve hikaye yazdığım sürece wattpad...

 10-)Son olarak okurlarınıza iletmek istediğiniz mesajınız var mı?

     Hepsini çok seviyorum, kalplerine dokunabildiysem ne mutlu bana.

 11-)Hikaye yazan, kitap çıkarmak isteyenler geleceğin yazarlarına neler söylemek istersiniz?

     Öncelikle bu işi sadece yazıyor olmak için yapmasınlar kahramanları hissetmek gerek önce eğer öyle olursa önlerine çıkan engelde vazgeçmeleri de zor olur çünkü kendileri vazgeçtiğinde asıl yarım kalanın karakterler olduğunu bilirler. Bir de çok kitap okusunlar.

 En son okuduğunuz kitap: Rule

Yüreğime Doğ / Berrin Karapınar [ Yorum ]

08:19:00, BY Sümeyye Tunca - 1 yorum:


Merhaba arkadaşlar Yüreğime Doğ kitabını bitirdim.  Yalnız bende bittim çok güzel bir kitap ya. Elimden bırakmadım.  Bırakamadım. Gece saat 3 kadar okudum. Yazarın ilk kitabını da ben daha önce çok beğenmiştim.  Wattpad de diğer hikayeleri de okumuştum.  Fakat içlerinden en çok beğendiğim benim Yüreğime Dog oldu. Kitabı Kocaeli fuarında  iyi ki almışım. 



Simay mesleği polislik ve bu yüzden bir  çok görevde bulunuyor.  Bu görevlerde birinde ise korumalı yapıyor bir Arap iş adamına . Annesi ve kız kardeşinin yanında onlara refakat ediyor . Neyse kızımız zaten Araplar dan nefret ediyor . Bunun sebebi ise annaanesinin geçmişi.  O ne geçmiş öle ki deştikçe arkasında neler geliyor neler .  Simay'ın dedisi arap . Araplar çok eşlik olduğundan dedesi annaanesinin üstüne kuma getiriyor birde kaynanasının işkence lerine katlanamıyor ve kızını alıp ülkesine dönüyor .  




Kızda zaten bu yüzden araplardan nefret ediyor. Annesi ve babası bildiği insanların borç içinde olduğunu ve annesinin gidip dedesinden para istediğini öğreniyor . Dedesi para vermenin şartında Simay'ın kendilerini ziyaret gelmesini istiyorlar.  Neyse kız büyük annesinin üzülmesine dayanamıyor ve gidiyor . İşte bence olaylar bundan sonra patlak veriyor .  Simay dedesini ziyarete gitmesine gider ama hayatının değişeceğini onu bekleyen süprizleri tehlikeler , saklanan sırları öğrendiğinde neler olucak ? 



He bir de aşk gelip çatarsa. 
Spoir vermemek için kendimi adeta zor tutuyorum . Kitapta  beğenmediğim tek bir yer yoktu. Kusursuzdu.  Uzun zamandır böyle zevk alarak bir kitap okumamıştım.  Zaten yazarın dili ağır  olmadığından kitap hemen bitiveriyor.  Kitap kapağına zaten diyecek söz yok. 

Erken Rüyalar Zamanı / Fatma Erdek [ Yorum ]

08:07:00, BY Sümeyye Tunca - 1 yorum:







Selam arkadaşlar ben geldim . 

Fatma Erdek benim en favori yazarım .

Off Allah'ım bu nasıl bir kitap. Evet Erken Rüya Zamanları kitabı bitti.  Kalemi ile Kurgusu ile yazarı ile beni mest etti.  Fatma Erdek kalemi çok güçlü bir yazar ki bunu kitabına oldukça iyi ve düzenli yansıtmaya başarabilenler den . 
Geçmişi yarım yaşamış bir aşkın hikayesi. Kalpleri birbiri için atsana nefesleri birbirinde hayat bulan iki masum yüreğin. 



Eser idealleri olan genç bir gazeteci. Nehir ise  zengin bir ailenin kızı. Tesadüf üzerine tanışırlar ve bu tesadüf onları birbirine bağlar.  Nehir'e güzel bir hayat ve gelecek yaşatmak isteyen Eser çok çalışması gerektiğinin bilmektedir.  Fakat zengin kızımızda durum biraz farklıdır.  Evin tek evladı olduğundan bütün mirasın ona kalacağını bildiğinden rahattır.
 Fakat hayat onları ummadık anda birbirinden ayırır.  Aradan geçen 15 yıl boyunca bile aşklarını içlerinde yaşarlar. 






Peki 15 yıl boyunca içinde yaşadığınız aşkın kahramanı ile tekrardan karşılaşırsanız?
Tekrardan aşk hayat bulcak mı iki yürekte? 
Teslim olcak mı bedenleri birbirine ? 
İşte tüm bu soruların cevabını buluyorsunuz kitap da. Her bir satır her bir cümle kalbinize işliyor sanki .  Elinizden düşürmek nedir biliyorsunuz.  Kapak tasarımı da çok güzel bence. 

Sen Benimsin / Betül Eldoğan [ Yorum ]

14:55:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:
Herkese merhabalar;
Yine bir kitap yorumu ile karşınızdayım.



Sen Benimsin kitabımını bitirmiştim yorumu girmek bugün nasip oldu. Yazar ile biz Kocaeli  Kitap Fuarında tanıştık . Resimler çekildik.  Kendisi çok tatlı bir yazar yanaklarını sıkasım geldi.


Kitaba gelirsek Mardin'de yaşayan Ayaz ve Kader'in hikayesine tanık oluyorsunuz.  Ayaz  kendini bildi bileli çok sevdi Kader'i. Mardin'in Ayaz ağası  alev alev yanıyordu.  Bir çift gözde kavruluyordu. Kader'in ise tek derdi okumak İyi bir meslek sahibi olabilmekti.  Fakat kaderi o doğmadan yazılmıştı ve elinde onu yaşamaktan başka bir şey gelmiyordu.  Ayaz'a yakından tanımaya başladığından ona aşık olduğunu fark ettiğinde  kendisini Ayaz'a teslim etti. Evet aralarına bazı engeller girdi ama Ayaz'ın aşkına sahip çıkışı bu engelleri aşamalarında öncülük etti.



Ayaz karakterini sevdim aslında . Ama şu Kader'i sıkması yok mu. Kendi kardeşi ile bile kızı dışarı çıkartmıyor du neredeyse. 
Kader ise saf ve masum . Kızım bu kadar saf olma ya dediğim anlar oldu . Fakat oda attığı her adımda Ayaz'ın üzülme ihtimalini göze alması güzel bir davranıştı. 


Yazarın kalemi akıcı ve sade olduğundan hemencik bitti kitap .  Kitap kapağı da aslında hoşuma gitti ama bence başka bir kapak resmi de seçebilinirdi...

Tatlı  ve çiçeği burnunda yazarımızı tebrik ederim ve başarılarının devamını dilerim .
Hepinize Hoşçakalın...

Sen Benimsin / Betül Eldoğan Röportaj

08:59:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:




 1-) Betül Eldoğan  , başarılı bir yazar. Peki başka ? Kimdir Betül, nelerden hoşlanır, nelerden uzak durur?
1-) Öncelikle vazgeçemediğim bir kitap sevdam var, kitap okumaktan, müzik dinlemekten ve arkadaşlarımla küçük kaçamaklardan fazlasıyla hoşlanıyorum. Hoşlanmadıklarım aslında hayatımda sınırlı sayıda, ön yargılı ve gergin insanlardan her zaman uzak durmaya çalışıyorum.

2-)Bir kitap yazmak ve bir hikaye paylaşma fikri nasıl oluştu? İlk yazdığınız hikayeyi, ilk kurduğunuz cümleyi hatırlıyor musunuz?
2-) Aslında kafamda hep bir kurgu, oyun vardı. Özellikle 6. sınıfta bu duygularımı bastıramadım ve ilk hikayemi yazmaya başladım, öncesinde fantastik türüne olan merakım ve ilgimle 'Altın Maske' isimli kısa hikayemi yazdım ama asla yayınlamadım, belki de fantastik türünün oldukça farklı bir dünya olmasından çekindim, bilmiyorum. Altın Maske klasik bir masal gibi başlıyordu, "Çok çok uzak diyarlarda.." diye başlıyordu.


3-)Bugüne kadar oluşturduğunuz karakterler arasında kendisine en yakın ve kendinize en çok yazma hissi uyandıran karakteriniz hangisidir?
3-) Ayaz benim her zaman içimde var olan bir yanımdı. Onu kendime bütün karakterlerimden daha yakın buluyorum, bir anne evlatlarını asla birbirinden ayırmaz ama her zaman daha özel olanı vardır.

 4-)Kitabınızı yayınlama sürecinden bize biraz bahseder misiniz?
4-) Daha öncesinde de birkaç yayın evinden teklifler almıştım ama daha  hazır olduğumu düşünmüyordum. Ta ki Parola yayınlarından aldığım teklife kadar, artık hazır olduğumu hissettim ve zorlu bir süre beni bekliyordu. Öncesinden hikayeyi tekrardan kontrol etmem lazımdı bu da kısa sürede gerçekleşti bu yüzden o ay oldukça uykusuz ve yorgundum.


 5-)Kitabınız ile aldığınız olumlu veya olumsuz eleştirileri nasıl kaldırıyorsunuz?

5-) Ben uzun zamandır yazıyorum ve elbette bana sadece iyi eleştiri gelmiyor kimi zaman küçük de olsa kötü eleştiriler de aldım. Şimdiye kadar Sen Benimsinle çok şükür korkunç bir eleştiri almadım ama gelirse de kabulümdür, sonuçta ben kendim için yazmıyorum beni elbette ki eleştiren insanlar olacak ben bu eleştirileri yalnızca hatalarımı düzeltme olarak görüyorum. O hatayı bir kez daha yapmamaya özen gösteriyorum.



 6-)İkinci kitap olarak düşündüğünüz bir hikayeniz var mı?
6-) İkinci kitap olarak YABAN GÜLÜNÜ düşünüyorum, zaten Sen Benimsin'in devamı niteliğinde yazdığım bir hikayeydi onu da kendi wattpad hesabımda yayınladım ve bitti.



 7-) Karakterlerinize gelmek isterim. Kitabın içindeki karakterlerden hangisi size en uygun ve bize kitabın akışından biraz bahseder misiniz?

7-) Bana Sen Benimsin de her ne kadar deli de olsa Ayaz ağa en yakın. Hikayenin en baskın karakteri de zaten o, kendi hayatını ve sevdiği kadının hayatını mühürlemek istiyor zaten bütün her şey ondan oluyor. Ayaz ve Kader'in birbirlerine hiç benzememesi ama Ayaz'ın buna rağmen ondan vazgeçmemesi.

 8-) Kitap yazmak mı, sosyal paylaşım platformlarında hikaye yayımlamak mı?
8-) Ben daha yeniyim kitap yayınlamak konusunda :) Daha iki ay oldu ama sosyal platformlar da hikaye yayınlamak benim 3-4 senedir yaptığım şey sanırım orada ki iletişimin daha yakın olması yani hemen yorum yapılıp bölümleri ayrı ayrı incelenmesi noktasından sosyal medyada hikaye yayınlamak.

 9-)Sosyal medya ile aranız nasıl?
9-) Sosyal medya benim asla vazgeçemiyorum, özellikle instagram ve wattpad

10-)Son olarak okurlarınıza iletmek istediğiniz mesajınız var mı?
10-) Onlara kocaman bir teşekkür borçluyum, başladığım ilk andan bu yana beni asla bırakmadılar ve destekleri sayesinde şuanda bu noktadayım inşallah daha daha iyilerine hep birlikte imza atacağız :)

11-)Hikaye yazan, kitap çıkarmak isteyenler geleceğin yazarlarına neler söylemek istersiniz?
11-) Korkmak ve cesaretten yoksun yazmamaları en önemli unsurları olmalı. Kendilerinden bir şeyler katmalarını ve elbette ki güçlü olmalarını öneriyorum.

12-)  En son okuduğum kitap: Cinder
 En son izlediğin film: Dövüş kulübü
 En çok sevdiğin şarkı: Evanescence - My Immortal

[GKBT] Başka Bir Hayata - Sheila Athens / Alıntı

06:00:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:
Duyguları dans ediyor gibiydi.
Landon'ın kokusu, koyu ve kıvırcık saçları, sıra dışı zeytin yeşili gözleri...



Ama bu Landon Vista'ydı. Dünyada erkeklere dair olan her şeyin kısa özeti...



Artık, Landon'ı umursayacak bir kadın vardı. Onu sevecek başka bir kadın.
Landon'ın hayatında en önemli insan olabilecek bir kadın.



Ama London, ona kendisini sevdiğini söyleyememişti.
Gina başını salladı ve dudaklarını sıktı.
London'a hayal kırıklığını göstermek istemiyordu.



Bu yazdan ve Gina'nın Morgan's Ladder 'daki stajerliğinden sonraki kısmı...
                                                          Gina'sız olan kısmı...
                Geçen gece de söylediği gibi Landon'ın, Gina'yı hep hatırlayacağı kısmı...


"Tanrım seni çok seviyorum"


"Bende sana bu kadar iyi hissettirmek istiyorum"


Çünkü Gina'nın London'a    varmış gibiydi ve Landon'ın da kesinlikle ona ihtiyacı vardı.


Landon da birbirine aşık olan
                   insanların,  birbirlerinin arkasında duracağı hikayesine inanmak istiyordu.



Onlarınki uzun süredir görmezden gelmeye çalıştıkları bir tutkuydu.
                  Landon'ın bedenini Gina'nınkine, Gina'nınkini de  Landon'ınkine sürükleyen...





Gina'nın bedeni aynı anda hem uçmak hem de çökmek istiyordu.
Landon'ın sözleri sayesinde, sanki üzerinden büyük bir yük kalkmış gibi,
rahatlamış ve özgür hissediyordu






[GKBT] Başka Bir Hayata - Sheila Athens / YORUM

05:57:00, BY Sümeyye Tunca - 2 yorum:
Merhaba arkadaşlar Geveze Kalemler Tur Grubumuz ile yeni bir tur kitabı ile sizlerleyim.
Nemesis Kitap tarafından basılmış  olan Sheila Athens kaleminden Başka Bir Hayata isimli kitabı okuduk. İç tasarım olsun kapak tasarımı olsun gayet güzeldi. Hele sayfa numaralarının 
yazıldığı yerlerde ki şekiller çok güzeldi. 




Kitabın konusuna gelirsek eğer ; 
Gina Blanchard başarılı geleceği parlak bir hukuk öğrencisidir. 
Hukuk bürosunda staj yapmaktadır. Hukuk bürosunda işe başlamıştır. 
Bu hukuk bürosu suçsuz yere hüküm giymiş mahkumların suçsuzluğunu ispatlamaya çalışmaktadır. Aynı zamanda da voleybol oynamaktadır. 



Londa Vista dokuz yaşında annesini bir cinayete kurban vermiş görgü tanığını ise tek o görmüş ve böylece kişiyi tespit edip hapse göndermiş ise eskiden futbol oyuncusuymuş. Şimdi ise bir şirkette istatistik analizi yapmaktadır. 


İlk karşılaşmaları Gina'nın voleybol oynadığı kulüpte karşılaşırlar. Daha sonra ise yemek için birbirlerine söz verirler.   Daha sonra Londan annesinin katilinin Gina'nın şirketi tarafından suçsuzluğu kanıtlanıp dışarı çıkacağını öğrenmesi üzerine soluğu Gina'nın şirketinde alır. 


Aralarında gelgitli ilişkiler yaşamalarına rağmen birbirlerinden bir türlü kopamazlar. 
Londan'ın yaşadıkları aslında çok zor şeyler. Annesinin ölümü , cesedini Londan'ın bulması ve daha sonra katil diye yanlış insanı hapishaneye artırması.  Ve Londan'nun vurdum duymaz babası. En son bölümlere doğru London'un babasına söylediği kelimeler yaptığı konuşma o kadar güzeldi ki. 

Gelelim Gina'ya . Her şeye rağmen  London'un yanında olmaya çalışması ona destek olması çok güzeldi . Hele de son geçmişte London gibi onunda geçmişte yaşadıkları zor şeyler. 

Kitap anlatım bakımından hem sade ve akıcı. Ben başlarda biraz sıkılmaya başlamıştım fakat daha sonra kitap elimden bir çırpıda bitti. Ve hele o son sahne ne güzeldi ya...



Julianne DONALDSON - Bir Rüya Gibi [ Yorum ]

04:21:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:



Evet arkadaşlar Bir Rüya Gibi  kitabı da bitti. Mayıs ayında okuduğum ikinci kitap oldu bu.  Annesini at kazası sonucunda kaybeden Marianne  babasının onu büyük annesinin yanına ikiz kız kardeşini de Londra'da ki kuzenlerinin yanına bırakır. 
Marianne ve ikiz kız kardeşi arasında dağlar kadar fark vardır. Marianne kırsalda yaşamayı, ata binmeyi,  resim yapmayı ve babası ile ilgilenmek ve zamanını iyi şeylere harcamak isteyen bir kız.

 
İkiz kız kardeş Cecily ise onun tam tersi bir karakter. Güzel ve zarif tir.  Piyano ve şarkı söylemeye bayılır. Şehir hayatını daha çok seviyor ve erkekler ile flört etmekten keyif alıyor. Soylu bir adam ile evlenmek gibi hayalleri var.


Cecily ikiz kız kardeşini kendisinin davetli olduğu bir eve davet eder. Büyük annesinin de onayı ile bir yolculuğa çıkar . Büyük annesi gitmeden ona mirasının tamamını  ona bırakacağını açıklar.  Fakat Marianne nin tıpkı bir hanımefendi olma şartını ortaya koyar. 
Cecily davet üzere yola çıkan Marianne 'nin yolda başına talihsiz olaylar gelir ve bu olaylar neticesinde han da merdivenlerde bayılmak üzereyken onu yakalayan ve adının Philip olduğu bir beyefendi ile tanışır.  Gece tatlı geçen muhabbet ardından sabah kalktığında Philip bulamaz.

Peki daha sonra yakışıklı Marianne 'nin yeni taşındığı evin gizemli ve yakışıklı varisi olarak karşına çıkarsa ve Marianne 'ya kör kütük aşık olursa ... Kitap da en çok hoşuma giden karakter  hiç şüphesiz Sörf Philip oldu. Sevgisine sahip çıkması ve sevdiği kadına kur yapması . Ha bir de romantik oluşu var ki bence bu yönünü diğer erkeklere örnek olmalı. 
Marianne ise Philip sevmesin rağmen sırf kardeşi için ondan kaçması  sinir etti beni . Kardeşinin üstelik Philip haketmedigini bilmesini rağmen. 



Yazarın kalemine eminim benim kadar sizde seviceksiniz. 

Kitabın ne zaman son bulduğunu anlayamayacaksınız . Yazarın da dediği gibi 

"Aşk bazen bilmediğimiz bir yolda attığımız tedirgin adımların ardından gelir." 

GKBT Kılıç ve Çiçek [YORUM]

04:18:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:


Merhaba arkadaşlar Geveze Kalemler tür grubumuz ile  bu sefer Novella Yayınlarından  Kılıç ve Çiçek kitabını konuk ediyoruz. Ben aslında tarih kitaplarını pek okumam . Yani çok nadirdir okuduğum belirli yazarlarım vardır.  Tur ekibimizde sonhayatsayfasının sahibi Nurhayat abla ' nın vilkinglere olan tutkunluğu dan bahsedince bizde merak ettik .  Ve burdan kendine teşekkür ederim. Tarihi kitapları sevmeye başladım .




 Kitabın gelirsek eğer; 
Yazar kitabı üç bölüme ayırarak yazmış.  Benim en sevdiğim bölüm ilk kısmıydı.  İkinci kısmı ise kitaba biraz heyecan katsın diye yazılmış gibi geldi. Ama okurken sıkılmadım.  Yazarın dili akıcıydı. 

Wolfman kendi kardeşi tarafından İrlanda'lılara köle olarak satılır ve işkence görür.  İyi ve temiz kalpli kızımız Deidre onun sahibinden  işkence görmesine katlanamaz ve onu gizli gizli serbest bırakır. 



 Seneler sonra ise Deidre 'nin düğün gününde Vilkinglerin saldırısı ile düğünü ve kalesi halak olur . Ve cesur Deidre Vilkinglerin başı olan Wolfram dikkatini çeker.  Kızı kendine alan Wolfram kıza tam sahip olmak isterken  kızın elbisesindeki broş görür.  O broş onun yıllar önce tutsaklıktan kurtaran kıza verdiği broş tür.  Wolfram o küçük kızın böylesine güzel bir kadına dönüştüğünü görünce şaşırır.  Ve böylece aklına ve kalbine girer Deidre Wolfam'ım.   Kıza zarar vermek istemez ve adamlarını toplayıp kaleyi terkeder. Deidre ise bir aksilik sonucu kendini Wolfram teknesinde bir fıçının içinde bulur. Fıçının içine Vilkinglerden saklanmak için girmiştir fakat daha sonra başını çarpıp bayilmistir.  Artık Wolfram nereye o oraya anlaycagınız. Kitapda en çok hoşuma Wolfram sevdiğine  sahiplenme hissi hoşuma gitti.  Tabi daha sonradan Deidre ' nin de aşkını sahiplenisi ve cesur yürekliligini takdir ettim. Romantik tarih  okumayı sevenlerin bence kaçırmamak gereken bir kitap.

[ GKKT ] Kılıç ve Çiçek - Kathryn Kramer - Yazar ve Kitap Tanıtımı

02:53:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:

Kitabın Adı: Kılıç ve Çiçek 
Yazar: Kathryn Kramer
Yayınevi: Novella Yayınları
Sayfa Sayısı : 512
Çevirmen : Arzu Şensoy 


Biri Viking, biri İrlandalı
Biri buz, biri ateş
Biri kılıç, biri çiçek
Bir araya gelmeleri imkânsız olan iki gencin, Wolfram ve Deidre’nin yazgısı bir Viking baskınıyla değişir. Yolları kuzeye doğru uzanırken aralarındaki çekime daha fazla karşı koyamazlar. Ancak yeni buldukları aşkları, ihanetin ve kötülüğün kıvılcımlarını da ateşler, şiddetli aile kavgaları kanla intikam ister, köpüren kıskançlıklar öfkeyle patlar, kötü kaderin fırtınaları onları yıkmak için kopar.
Ve yalnızca şiddetle alevlenmiş tutkuları, aşklarının kaderini değiştirebilir

“Bu roman ateş ve buzun dansı gibi, sıra dışı ve olağanüstü.” -Booklist
“Kılıç ve Çiçek, Viking mitolojisiyle yoğrulmuş hikâyesi, etkileyici karakterleri ve bir an bile düşmeyen temposuyla etkileyici bir roman.” -Amazon
“Aşk, tutku, ihtiras ve heyecanla dolu, baş döndürücü bir hikâye.” -Goodreads




ABD, Boulder, Colarado doğumlu yazar uzun yıllardır tarihi aşk romanı yazmaktadır. Kitaplarını yayımlarken Katherine Vickery ve Kathryn Hockett isimlerini kullanmıştır. Yazmış olduğu kırk kitabı vardır ve bu kitaplar Almanca, Portekizce, İtalyanca, Hollandaca, Türkçe, Romence, Japonca ve İbranice dillerine çevrilmiş, oradaki okurların da beğenisine sunulmuştur. Kitaplarıyla birkaç yıl üst üste Romantic Times Reviewers Choice Ödülü’nü kazanmıştır. 

Yazmış olduğu 40 kitabın 38 tanesi ebook formatında da sunulmuştur ve yazarın sitesinde yer almaktadır. 

Yazarlık kariyerinden önce bir cazz grubunda yer almış ve tiyatro eğitimi almıştır. Ve ülkesinde hatırı sayılır bir üniversiteye burslu olarak kabul edilmiş, müzik eğitimini orada tamamlamıştır. Ayrıca kitap kapaklarından biri için de modellik yapmış ve kendi resimleri kullanılmıştır. 


Annesi ile 1982 yılından bu yana yazarlık yapan Kramer, 2003 yılında annesini kaybettikten sonra kariyerine tek başına devam etmektedir.


Yazarın ülkemizde çevrilen diğer  kitapları;



Kitabın Adı: Bir Masum Menekşe
Yazar: Kathryn Kramer
Sayfa Sayısı: 480 Baskı Yılı: 2015 Dili: Türkçe Yayınevi: Novella Yayınları


Biri Viking, biri İrlandalı, Biri buz, biri ateş, Biri kılıç, biri çiçek
Bir araya gelmeleri imkânsız olan iki gencin, Wolfram ve Deidre'nin yazgısı bir Viking baskınıyla değişir. Yolları kuzeye doğru uzanırken aralarındaki çekime daha fazla karşı koyamazlar. Ancak yeni buldukları aşkları, ihanetin ve kötülüğün kıvılcımlarını da ateşler, şiddetli aile kavgaları kanla intikam ister, köpüren kıskançlıklar öfkeyle patlar, kötü kaderin fırtınaları onları yıkmak için kopar. Ve yalnızca şiddetle alevlenmiş tutkuları, aşklarının kaderini değiştirebilir "Bu roman ateş ve buzun dansı gibi, sıra dışı ve olağanüstü."-Booklist- "Kılıç ve Çiçek, Viking mitolojisiyle yoğrulmuş hikâyesi, etkileyici karakterleri ve bir an bile düşmeyen temposuyla etkileyici bir roman."-Amazon- "Aşk, tutku, ihtiras ve heyecanla dolu, baş döndürücü bir hikâye."-Goodreads-(Tanıtım Bülteninden)




Ülkemizde Çevrilmeyen Kitapları ;

 Lady Outlaw (De Bron Saga #2) Çevrilmedi
Notorious (Çevirlmedi)
Under Gypsy Skies (Çevirlmedi)
Lady Rogue (Çevirlmedi)
Desire's Masquerade (Çevirlmedi)
Love's Blazing Ecstasy (Çevirlmedi)
Pirate Bride (Çevirlmedi)
Destiny and Desire (Çevirlmedi)
Siren Song (Çevirlmedi)
Destiny and Desire(Çevirlmedi)
Desire's Deception(Çevirlmedi)
Midsummer Night's Desire (Çevirlmedi)
Desire's Disguise(Çevirlmedi)
Flammer der Begierde(Çevirlmedi)
Velvet Vagabond (Women of the West - Rags to Riches #2)(Çevirlmedi)
Feuriges Blut : Roman (Çevirlmedi)
Wagadu Volume7: Today's Global Flaneuse(Çevirlmedi)