[Kitap] Her Gün – David Leviathan | Every Day Tanıtım

11:36:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:






Yazar Adı: David Levithan
Çevirmen: Derya İmer Aydınlık
Sayfa Sayısı: 336
Dili: Türkçe
Yayın Evi: Pegasus Yayıncılık
Yayın Tarihi: Temmuz 2015
Tür ve Yaş Grubu: Genç Yetişkin




Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza âşık.
Uyandım. Anında kim olduğumu anlamam gerekti. Mesele sadece bedenim de değil… gözlerimi açtığımda kolumun renginin açık mı koyu mu olduğu, saçımın uzun mu kısa mı olduğu, şişman mı zayıf mı olduğum, kız mı erkek mi olduğum, yara bere içinde mi yoksa pürüzsüz mü olduğum… Her sabah farklı bir bedende uyanıyorsanız, vücut en kolay alışılan şey. Kavraması güç olabilen ise bedenin önceden yaşamış olduğu hayat. Her gün başka biriyim. Ben, kendimim; kendim olduğumu biliyorum ama ayrıca başka biriyim de. Hep böyle olageldi.
A’nın arkadaşı yok. Ebeveyni yok. Ailesi yok. Mülkü yok. Evi bile yok. Çünkü her gün başka birinin bedeninde uyanıyor. Her sabah farklı bir yatak. Farklı bir oda. Farklı bir ev. Farklı bir hayat.
Rhiannon’la tanıştığı anda ona âşık olan A için, gece çöktüğünde her şey sona ermiştir. Çünkü hiçbir zaman bir insanın bedenine ikinci kez girememektedir. Ancak A, genç kızı aklından çıkaramayınca ve Rhiannon onun yaşama sebebi haline gelince her gün, farklı hayatlar yaşamış farklı bedenlerde ona geri dönmeye çalışacaktır. Bir de onu aşkına inandırmaya…





"Uyandım. Anında kim olduğumu anlamam gerekti. Mesele sadece bedenim de değil… gözlerimi açtığımda kolumun renginin açık mı koyu mu olduğu, saçımın uzun mu kısa mı olduğu, şişman mı zayıf mı olduğum, kız mı erkek mi olduğum, yara bere içinde mi yoksa pürüzsüz mü olduğum… Her sabah farklı bir bedende uyanıyorsanız, vücut en kolay alışılan şey. Kavraması güç olabilen ise bedenin önceden yaşamış olduğu hayat. Her gün başka biriyim. Ben, kendimim; kendim olduğumu biliyorum ama ayrıca başka biriyim de. Hep böyle olageldi."



"Beni görmesini istiyordum, göremeyeceğini bilsem de."


“Neden benden böyleyken hoşlanamıyorsun?”
“Çok fazla geliyor. Şu anda fazlasıyla mükemmelsin. Senin gibi biriyle olmayı hayal edemiyorum.”
“Ama ona bakma… Bana bak.”
“İçini göremiyorum, tamam mı?…”


"İnsanlar, aşkın sürekli var olacağını sanırlar, tıpkı bedenlerinin var olacağını sandıkları gibi. Aşkla ilgili en güzel şeyin, şimdiki zamandaki varlığı olduğunu fark etmezler. Bir kere buna sahip olduysanız, hayatınıza fazladan değer katar. Fakat varlığını sürekli hissedemiyorsanız, elinize sizi destekleyecek sadece temeli kalır. "



Deneyimlerime göre arzu arzudur, aşk da aşk. Ben hiç cinsiyete âşık olmadım. Bireylere âşık oldum. İnsanların bunu yapmasının zor olduğunu biliyorum ama durum besbelli ortadayken neden bu kadar zor olduğunu anlamıyorum. 








[Kitap] Mavi - Sümeyye Kalyoncu Tanıtım

11:27:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:


Kitabın Adı: Mavi
Yazar: Sümeyye KALYONCU
Sayfa Sayısı: 448
Basım Yılı: 2015


TANITIM

ÇÜNKÜ KADERDEN KAÇMAYI HİÇBİR OKUL ÖĞRETEMEZDİ...

Çevresi kadınlarla dolu, başarılı, güçlü, yakışıklı, ilgiye ve istediğini almaya alışkın genç bir adam: Çınar Çelebi.
Bilmediği bir şehirde yeni bir hayat kurmaya zorlanmış inatçı, anlaşılmaz, asi, okyanuslar kadar derin, ateş kadar yakıcı gencecik bir kız: Mavi Eker

[Kitap] Zincirlenmiş Kalpler - Büşra TORAMAN // TANITIM

02:52:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:







itap Adı: Zincirlenmiş Kalpler
Yazarı: Büşra Toraman
Seri: Amazon Efsanesi, #1
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 484
Yayın Yılı: 2015
Türü: Fantastik, Polisiye, Romantik

Fiyatı: 25 TL



Cinayetler, yalanların ve hırsların arkasına saklanmıştır. Tıpkı bazen aşkta 

olduğu gibi. O yalanı yaşamak mı isterdiniz, yoksa kaybedeceğinizi bile bile 

gerçeği haykırmak mı?

FBI Ajanı Gregg Reese sekiz yıl sonra, acı bir şekilde ayrıldığı evine geri dönüyordu. Blacksburg'deki Virginia Tech Üniversitesi'nde seri cinayetler işleniyordu. Dört erkek öğrenci öldürülmüştü ve katilin durmaya niyeti yoktu. Ortağı Kyle'la beraber Blacksburg'deki cinayetleri çözmeye gönderilmiş olan Gregg'in ilk görevi, üniversitede öğretmen rolüne bürünmekti. 

Ve bir kadın Gregg'e yardım etmeye gelir. Gizemli, yabani ve ilgi çekici bir kadın... Belanın kaçınılmaz olduğu bir kovalamaca ve bulmacanın içine düşen Gregg, doğruyu bulmak için gizemli kadının yardımını kabul etmeye karar verir. Yalanlarla örülmüş olan olayların arasında en az yalan olanı bulmaya çalışan Ajan Reese, çok geçmeden elinde olan doğruları da kaybetmeye başlar. 

Tüm bu yalanların içinde gerçek aşkı bulmak ve onu bulduğuna inanmak o kadar kolay mıydı sahiden? Peki ya amazonlara ve daha birçok doğaüstü yaratığa?

Her AŞK kendi hapishanesini yaratır. Ya MAHKÛMU olursunuz, ya gardiyanı…






[Kitap] Erkekleri Tavlama Günlüğü // Deniz Çalışkan - YORUM

01:35:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:





Erkekleri Tavlama Günlüğü // Deniz Çalışkan
YORUM



Hayat bazen bize neler sunacağını bilemeyiz. Bilsek bile engel olabilir miyiz aşikâr. İşte bu kitap da tam bundan bahsediliyor.

Kızımız Kızıl amaçlarından biri olan Fame Dergisinde işe başlar. Fakat her şey istediği gibi gitmez ve dergiden atılmaması için büyük ses getirmesi gerekir. Yaşadığı hayat boyunca hiçbir şey ona altın tepsi de sunulmamıştır. Çaresizlik içinde çırpınırken ailesinden ayrı yaşadığı evinin zeminine tahtanın gıcırdaması ile fark ettiği birkaç belge ve günlük bulmuştur. Günlük ülkenin zenginlerinden Ateş Turan’ın ölen sevgilisine aittir. Ateş Turan hakkında her şey o günlükte yazmaktadır. Günlüğü ve belgeleri bulan Kızıl’ın bundan sonraki işi Ateş Turan olmuştur. Fame Dergisindeki konusunu da bulmuştur. Artık  hedefi Ateş Turan’ı tavlamak.

Farklı bir kimlik ile şirkete sızıp Ateş Turanı kendine aşık etmek ve bu yolda ilerlerken de aynı zamanda “Dört Yapraklı Gonca” adlı dergide izlediği taklitleri okuyucu ile paylaşmak.
İnsanlara erkekleri tavlarken dikkat etmesi gerektiği şeyleri paylaşacak. Fakat işler hiç umduğu gibi  gitmez.

Kızıl  babasını kaybeder. Daha sonra ise annesi ve ablası ile sorunlar yaşar. Aile sırlarını öğrenir. Bilmediği gerçekleri.
Gerçekler demişken Ateş Turan hakkında da bilmediği gerçekleri öğrenir. Başta sadece bir eğlence iken şimdi ise Kızıl için için bu işe gizem ve dram unsurları da dahil olur.

Kızıl çıktığı bu yolda ona getireceklerini bilemez. Gerçeklerin aslında göründüğü gibi olmadığını çok geçmeden anlar. Yaşadığı hayal kırıklıklarına rağmen her zaman güçlü olmayı bilenlerin hikâyesi bence. Yeri geldi ağladım yeri geldi güldüm. Benice Aşka bağlılığı Aşka sadakati anlatıyor bize bu kitap . Sonu ise bir o kadar hoş ve güzel bitti. Helal be sana Ateş TURAN…..


Yazarımıza bu güzel kitabı biz okuyucular ile kavuşturduğu için teşekkür ederiz.  Deniz ÇALIŞKAN ile yaptığımız değerli, röportaja da okumayı unutmayın…

 Kitabıma puanım ;






[Kitap] Erkekleri Tavlama Günlüğü // Deniz Çalışkan RÖPORTAJ

01:29:00, BY Sümeyye Tunca - 1 yorum:



DENİZ ÇALIŞKAN –ERKEKLERİ TAVLAMA GÜNLÜĞÜ


RÖPORTAJ





1-) Her röportaj da klasik olan soru ile başlayalım.
Deniz Çalışkan kimdir, günlük hayatında neler yapar?
Deniz kim? Kendini tanımayan biri değilim ama anlatamayanlardan olduğum doğrudur. Tam bir ev kızıyım sanırım, evde kalmak bazen çok dinlendirici; özellikle de üniversite de geçen yoğun bir yılın ardından. Kore dizileri, animeler ve filmler izlerim. Son zamanlar Yeşilçam’a da kafayı biraz taktım. Kitap okuduğum bir ara oluyor, tiryaki gibi sürekli okuyorum. Günlük bir kitap bitiyor ve bunlar 600 sayfadan aşağı olmuyor. Sonra duruluyorum ve kitaplar rafa kalkıyor. Filmler ve animeler başlıyor, şu sıralar Kore dizilerine geri dönmek istiyorum ama o hissiyatı tam yakalayamadım.
Onun haricinde herkes gibiyim. Genel yazar davranışları vardır. Mesela, kahveye ve müziğe bayılanlar, sessiz sakin olanlar, soğuk olanlar ve insanlara güvenemeyen ‘cool’ tipler. Ama bana sorarsan ben normal bir Türk kızıyım derim. Ev işleri yapar, annesiyle dışarı çıkar, çay içmeyi sever ve öylesine yaşarım.


2-)2-) Peki ne zamandan beri yazıyorsun, nasıl karar verdin yazmaya?
Seni yazmaya iten sepeler var mıydı?
Sanırım 17 yaşımdaydım. O zamana kadar yazdığım hiçbir şey yoktu. Yani öyle küçüklüğümden beri yazardım diyemeyeceğim. Bir gün insanların bir şeyler yazdığını ve benimde ilgiyle onları takip ettiğimi fark ettim. Bu biraz da hayranlıktı ve dedim ki, bende yazmalıyım. Böyle başladı.
Sebeplerin başında o dönemki sıkıntılar vardı. Yazmak bir kaçıştı.


3-) Kurguları ve karakterleri seçerken ne gibi konulara dikkat ettin?
Kızıl’ın normal hikayedeki karakterler farklı olmasını istedim. Hikayedeki kızlar hep çok sessiz, dikkat çeken, en yakışıklı çocukları elde eden, aşkları hep kolay yaşayan kişilerdi ve biraz Amerikanvari idi bence. Bense Kızıl’ın biraz bize benzemesini istedim, hafif balıketli olmasını, orta boylu ve manken gibi olmamasını tercih ettim. Çok ahım şahım bir güzelliği yoktu ve tek bir yıkanmayla hemen şekil alan doğal saçları da yoktu. Hata yapan, tekrar tekrar rezilliğe düşen, komik, konuşkan, saf ama çok güçlü ve bir o kadar da duygusal bir kızdı. Ayrıca inanılmaz bir sevgi açlığı vardı.
Ateş ise öyle kötü davranan, sigara içen biri değildi. Kadınlara kötü davranmasını istemedim, seven bir karakter olmasını istedim Ateş’in ama o da çok yorgun bir karakterdi. Hata yapan bir erkekti, kolay güvenmeyen ama sevildiğini hissettiği an kafasını başkasını çevirmeyen biriydi. Kızıl’a güvenmesi zaman aldı, inanması ve farklı hissetmesi zaman aldı.
Kurgu ise benim bile anlamadığım bir süreçte gelişti. Aslında başta komik ve eğlenceli bir roman olacaktı ama sonradan yine sade bir kurguya dayanamadım. Ve geçmişin sırlarıyla her bir noktayı donattım. Sanırım sondaki ortaya çıkan sırları buna örnek verebilirim.

4-)Sene yazdıklarının wattpad de ve sosyal paylaşım sitelerinde bu kadar tutulmasının sebepleri nelerdir ?
Bilmem. Ben hayallerimi yazdım, insanlar okumaktan zevk aldı ve zamanla aramızda okuyucu-yazardan daha farklı bir bağ belirdi. Çoğu okuyucumu tanırım, neredeyse hepsinin beğeneceği ve beğenemeyeceği noktaları hesaplarım. Onları sürekli şaşırtmayı severim, bir tek tahminleri tuttuğundan kurguyu değiştiririm.
Bugüne kadar tartıştığım bir iki kişi olmuştur. Onun haricinde ben okuyucularıma saygı duydum, onlarda bana saygı duydu. Birbirimizi kıracak şeylerden çekindik. Onlar bir şey istediğinde söyledi ben dinledim, ben istediğimde ise onlar beni kırmadı. Birbirimize çok şey borçluyuz, ben onlara hayaller konusunda ve sıkıntılarından uzaklaşmaları konusunda yardımcı oldum, onlar ise benim hayallerimi okudu ve güzel yorumlar yaparak beni gülümsetti.
En değerlisi buydu.                                                                          

5-)  Seni wattpad de “Yakışıklı Dükün Çirkin Karısı “ adlı hikâye ile tanımıştım. Peki, Sıradaki çıkarmayı düşündüğün kitap bu olabilir mi?
Ah, evet! O hikaye… Ne diyebilirim ki? Ben hariç herkes o hikayeye bayılıyor. Bense okudukça yada ona baktıkça kasvetleniyorum. Tarihi kurgu hele de İngiliz edebiyatını yazmak felaket derece de zordu. En sonunda dayanamayıp erkenden bitirdim ama hala yankıları bitmedi. Kitap olmasını isteyen de, devamını isteyende çok. Ama tek diyebileceğim, büyük konuşmak gibi olmasında, o hikayeyi kitap yapacağımı hiç sanmam.

6-)Biraz kitap hakkında konuşalım.  Nasıl ortaya çıktı?
İlk düşündüğümde olaylar daha farklıydı mesela kız, yönetmendi. Sonradan dergi yazarı oldu. İlk başta sadece Ateş’i tavlayacaktık ama sonradan geçmişin sırları her yeri kapladı. Yazdıkça fikirler ortaya çıktı yani. Ve bazı olayları arkadaşım Filiz ile konuşup öne aldığımız ya da daha geri atıp çıkardığımız da oldu. Bana oldukça yardımcı oldu.

7-)Yazarken en çok nelere dikkat ettin? Önceliklerin neler oldu?
Betimleme. Benim betimleme eksiğim olduğunu düşünüyorum. Yani olayların akışına öylesine kaptırıyorum ki kendimi sonradan “Acaba betimleme yaptım mı?” diye sorarken buluyorum. Bir de olayların sürekli heyecanını korumasına ve gizemin iyi sürdürülebilmesine dikkat ettim.

8-) Kitabın Adı ilk bakışta bende içeriğinin günlük gibi mi diye düşündürmüştü .
Aslında bir hikaye. İçinde aşkında acının da ihanetin ve sırların bulunduğu.
Kısacası sorum kitabın adını değiştirmeyi hiç düşündün mü?
Çok düşündüm. Hatta bir ara değiştirmiştim bile ama sonradan okuyucular illa eski ismini isteyince bende öyle kalması gerektiğini düşündüm.


9-) Hangi tarz kitaplar okuyorsun? Hangi yazarları okumayı tercih ediyorsun? Kitap alırken dikkat ettiğin noktalar neler?
Fantastik kitaplara bayılırım. Genellikle fantastik okuyorum, bir de akıl oyunu olan kitapları severim. Son zamanlarda Böğürtlen Kışı’nı tavsiye ettiler. Sonu çok şaşırtıcı demişlerdi ama hikayede o olabilecek tek kişi vardı zaten. Onun haricinde kitaplarda sanırım kapağa dikkat ediyorum J

10-)Ve ankete geçmeden önce son sorum ise kitap okumak ve yazmak senin için ne ifade ediyor?
İlk yazmaya başladığımda anneannem felç geçirmişti. Çok zor ve kalabalık bir dönemdi. Kavgaların ve hastane ortamının hiç bitmediği anlarda, o kadar kötüydüm ki, beni kurtaracak bir şeye ihtiyacım vardı. Uzaklaşacağım bir dünya yakalamak istiyordum ve bu dünyayı sonunda yazmakta buldum. Aylarca her gün yazdığımı hatırlıyorum, çok harika bir duyguydu. Kafam sadece kurgularım ile doluydu. Karakterlerim rüyamda cirit atıyordu ve sorunlar daha az acı verici görünüyordu. Yazmak bir kaçış benim için, bir rahatlama ve arınma yolu.


- En son okuduğun kitap? Ejderin Tutkusu.
-En sevdiğin şarkıcı ve şarkı? İki Küçük Kol Düğmesi ~ Barış Manço.
- En sevdiğin kitap ve film? Ateşböceği Yolu ~ Desperado.
Kitabınız elinizdeyken bir resminizi gönderir misiniz?
He şey için çok teşekkür ederim.

Ben çok teşekkür ederim ama elimde hala bir kitap yok. Bir resim borcum olsun J





"BU GÜZEL RÖPORTAJ İÇİN DEĞERLİ YAZARIMIZ DENİZ ÇALIŞKAN'A ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ"

[Kitap] Erkekleri Tavlama Günlüğü // Deniz Çalışkan Tanıtım

01:21:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:





               


Kitap Adı : Erkekleri Tavlama Günlüğü
Adı : Deniz Çalışkan
 Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı:2015
Dili:Türçe 
Yayınevi: Müptela Yayınları,


Bir dergi yazarı olan Kızıl, "Ben de varım. Ben de bu dünyadayım. İyiyim, yetenekliyim, güzelim. Eğer başarırsam beni de sevebilirsiniz," diyor. Amacı ülkenin en büyük holdinginin sahibi Ateş'i tavlayabilmek. Onu tavlayacak ve gizli bir kimlikle başından geçenleri dergi okurlarına sunacak ama bu gizli macerada sınanmanın en büyüğünü kendisi yaşayacaktır.

Erkekleri Tavlama Günlüğü, bir kadının kendi kendini yeniden var edişinin hikâyesini anlatıyor. Kızıl'ın varoluş kavramını bir erkeği tavlama üzerinden tanımlamasının ve sınavının heyecanını keyifle okuyacaksınız. 
(Tanıtım Bülteninden)

[Kitap] Son Çarem // Kübra Nur //Tanıtım

22:22:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:









Kitabın Adı: Son Çarem
Yazarı: Kübra Nur
Serinin Adı: Sonsuz Düşler Serisi
Seri Sıralaması: 1
Yayınevi: Agapi Yayınları
Sayfa Sayısı: 350



Hiç tanımadığım bir adamı bir sapık gibi takip etmeyi kabul etmiştim. Evet, şimdi de bu saçma
ve nasıl yapacağıma dair tek bir fikrimin bile olmadığı iş için hazırlığımı bitirmek üzereyim. Üstümde
beyaz yazlık bir elbise var. Başıma büyük, hasır şapkamı taktım ve açık sarı saçlarımın
omuzlarımdan dökülmesine izin verdim. Gözümde güneş gözlüklerim ve kolumda çantamla
aynadaki görüntüme baktım. Narin ve zarif görünüyordum. Bu halimle bir ajan olamayacak kadar
süslüydüm. Neyse ki işin temelinde zaten gerçek bir ajan olmamam yatıyordu. Çantamdan
fotoğrafları çıkarıp hedefime, akşamdan beri, milyonuncu defa baktım. Biraz özgüven sağlamak
adına genişçe gülümseyip kendimi görevime hazırladım. "Senin için geliyorum ve sen, bu
şehirde tutunmam için benim son çaremsin!

[Kitap] Cress //Tanıtım

22:17:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:










 Kitabın Adı: Cress
 Seri Sıralaması: 3
 Yazarın Adı: Marissa Meyer
 Sayfa Sayısı: 560
 Yayınevi: Artemis Yayınları




Daha ufacık bir kız çocuğuyken, cadı onu ne kapısı ne de merdiveni olan bir uzay uydusuna hapsetti. Gelecekte bile, Kuleye Hapsedilen Genç Kızlar Var...

Cress, Cinder'ı Kraliçe Levana'nın hain planlarından haberdar etmek için her şeyi göze almıştı. Ancak ufak bir sorunu vardı. Çocukluğundan beri, hapsedildiği bir uyduda yaşıyordu ve ona eşlik eden tek şey internet bağlantılı ekranlardı. Elinde yalnızca bu ekranlar olunca, Cress'in de efsanevi bir hackera dönüşmesi kaçınılmazdı.
Bütün Dünya; Cinder, Kaptan Thorne, Scarlet ve Wolf'un peşindeydi. Onlar ise Levana'nın planlarını altüst etmek için Cress'i esir tutulduğu uydudan kurtarmaya ant içmişti. Ancak bir şeyler ters gitti ve ekip üyeleri uzayın ortasında birbirlerini kaybetti. Kraliçe Levana ise hiçbir şeyin İmparator Kai ile düğününü engellemesine izin vermemeye, dolayısıyla Cinder'ın peşini bırakmamaya kararlıydı.
Cress, Scarlet ve Cinder, Dünya'yı kurtarmaya gönüllü olmamıştı. Yine de Dünya'nın tek umudu Cress, Scarlet ve Cinder'dı.

[Kitap] Süper Dadı// Betül Güçlü Alıntılar

01:36:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:












“Daha tıklamadım ki nasıl açtın?”  dedi hayretle içerisinde kocaman açmış bakarken Efran gülerek onu kucaklayıp mis kokulu Gıdısına bir öpücük bıraktı.

“Hissettim prensesim. Prensesler , prensesleri yakındaysa hisseder. “ Sare kıkırdayarak Efran’ın yanaklarını  tuttu. 


“Sen gerçekten benim prensim misin?”  Diye sorarken sesinden hayranlık  akıyordu.
“Tabi ki “ deyip burnuna sıktı , Efran  Sare’nin gülümseyen yüzü düşerken sıkıca sarıldı adama..
“O zaman hemen gel tamam mı ? Özlerim ben prensimi.”









[Kitap] Süper Dadı// Betül Güçlü Yorum

01:30:00, BY Sümeyye Tunca - Hiç yorum yok:




Efran Aksoy tanıştığı bir nişanda gördüğü Beril’e ilk görüşte aşık olur. Hayran kalır genç kadına. Güzelliğine duruluğuna her bir zerresine.  İlk görüşte aşkın var olduğuna inanmayan Efran Beril’i ilk gördüğün de  ilk görüşte aşkın var olduğu kanısına varır.

Ne yapması gerektiğini bilemeyen Efran sonunda bir yolunu bulur . Beril ikizlerine bakmak için dadı aramaktadır. Efran dadılık başvurusuna başlar.   Efran daha önce hiç çocuk bakmamıştır ve ne yapması gerektiğini pek bilememektedir.  Fakat ufak tefek yardımlar alır ve işin üstesinden sximce gelir.

Sadeş’e ve Berel onlar iki zıt kutup iki kız kardeştirler.
Efran zorlu yollardan geçerek bu iki aramaz bücürleri n kalbine girmeyi başarır. Hele de en çok Sarel’’in kalbine. Küçük kızın Efran ile kurduğu evlilik hayalleri.

Efran’ın imrenilecek aşkını Beril’e ispatlaması ve   onların bu mutlu aile tablosunu keyif ile izleyeceksiniz.  Okurken yüzünüzden tebessüm eksik olmayacağını sizlere garanti verebilirim.
Kitap da bence abartı ve sıkıcı yerler bulanmamaktadır. Aksine bence yazarımızın başarılı bir yazım kalemi vardı. Her şey kurgu da dahil olmaksızın  her şey mükemmel anlatılmış . İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan biri.  Kitaba puanım ;