[TANITIM] Bir Adım Sonrası Ayrılık / Zeynep ŞENTÜRK [YORUM ve ALINTI]

13:12:00, BY Sümeyye Tunca -







Adı: Bir Adım Sonrası Ayrılık
Yazar: Zeynep Şentürk
Yayınevi: Dokuz Yayınları
Sayfa Sayısı: 448
Kitap Editörü: Şefika Aydın 
Kapak Uygulama: Orbay Orhan Emre 
Çıkış Tarihi:  2015



Zengin de olabilirsiniz, fakir de.
 Güzel de olabilirsiniz çirkin de. 
Ama aşk tüm bunların dışındadır. 
Bir anda gelir, bir tesadüfle... 
Bazen yolda gördüğünüz bir tabela ya da kırmızı bir ışık hayatınızı değiştirir. 
Hayat bir önceki sizden bambaşka bir ‘siz’ yaratır.


Benim hikâyem tam da bu noktada başlıyor. 
Kırmızı ışıkta beklerken gördüğüm bir çift gamzeyle.
 Gülüşünü gördüğüm anda ona âşık olmam kaçınılmazdı. 
Adı, boyu, yaşı... 
Hiçbiri aklıma gelmedi, benim için güldüğünü görmek istediğimden başka. 
Artık benim için gelecek, adını bile bilmediğim bir kızdan ibaretti.
 Onu seviyordum ama tanımıyordum. 
Görüyordum ama konuşamıyordum. 
Her bulduğumda ise yeniden kaybediyordum.

Kaderin karşıma çıkardığı tüm sorunların aksine ya hayatımın aşkını 
kazanacaktım ya da korkularımın arkasına sığınıp yaşayabileceğim en büyük aşkı kaybedecektim. 
Ama biliyordum ki kendi çizdiği yolda, 
kendi adımlarıyla ilerlerdi aşk. 
Soru işaretlerinin arasından sıyrılan tek ‘nokta’ vardı 
ve o da onu sevdiğimi söylediğimden sonra konulandı. 

Onu seviyordum, nokta.
Çünkü sevgi varsa onun için savaşmak kaçınılmazdı. 
Bu savaştaki tek kural ise geçmişteki artılar,
 gelecekte işe yaramazlar!



Merhaba arkadaşlar bugün sizlere Dokuz Yayınlarından çıkmış Zeynep Şentürk'ün  kaleminden 
dökülen okurken sizi ağlatan sahneler barındıran  kitabı 
BİR ADIM SONRASI AYRILIK kitabı...





"Mutlu son romanlara özgü..."

Amerikalı bir aktör olan Daniel'in kalbine ilk görüşte işleyen gülünce etrafına çiçek saçan 
Türk Kızı Gamze'nin aşkına tanık olacaksınız. 

Onların hikayesi birbirini bulmuş ve kalpleri aşka bürünmüş olanların hikayesi.

Aşk iki kahramanımızın da hiç beklemediği anda çalar kapısını.
Sormadan misafir olur kalplerinde.


Bir Türk kızı olan Gamze etrafındaki herkese neşe saçan gülümsemesi ve ardında yanaklarında 
oluşan gamzesi ile Daniel'in gönlüne girer. Daniel bu gamzeli güzele kör kütük aşık olur. 
Gamze inatçı ve kendine güvenen bir karakterdir.

Gelelim romantik erkeğimiz Daniel'e. 
Aslında aktör olmasına rağmen kendini beğenmiş zenginlik gözünü kör etmiş her şeyi parası  
ile halledeceğini sanan kişilerden değil.
Zaman zaman hatta bir çok sefer kendine güvenmeyen kibirli biridir. 
Genellikle romanlara  romantik karakter hep kadın baskın olurken bu sefer erkek baskın.
Yani Daniel çok duygusal bir yapıya sahip. 

Kitapta bir diğer karakter ise Jamie. 
Daniel'in yakın arkadaşı. 
Bir arada bulundukları zamanlarda genellikle hep tartışırlar. 


Kitabın konusuna gelirsek;
Hayat denen şeyin aslında çok kısa olduğunu ve evdeki hesabın çarşıya uymadığı ve hayatın bizi yarım saat sonra ne beklediğini bilemeyiz. Her şey olması gerektiği gibi olur. Kimi insan başına gelenleri alın yazısı der
kimi insan ise  kader. 
Bazen bizi mutlu edenleri değil de bizi üzenleri seçeriz. 
Bence kitabın  konusu bunu anımsatmakta. 
Gamze'nin seçimine gelince doğru muydu yanlış mıydı 
fedakarlık mı yapmıştı yoksa bencil mi davranmıştı tartışılır.
Kitabın sonlarına doğru çok ağlamamak için kendimi çok zor tuttum .
Gamze'nin ölümü ardında yıkık dökük bir adam bırakması.Of çok kötüydü.
Çok... Hele ardında bıraktığı mektuplar...

Fakat sonunda gerçek hayatta da olmasa da aşıklar 
öbür dünyada kavuştu ya işte bu bana yetti.

"Aşk, kağıt üzerinde güzeldi ve ne yazık ki ünlü yönetmen için 
hayat mutlu sonla biten kitabının aksine gerçek anlamda mutlu bitmemişti.
Ne yazık ki ünlü yönetmen Daniel lan Wood  için mutlu son, romanlara özgü kaldı."

Yazarın ilk kitabı fakat bence olukça başarılıydı.
 Kitabın ismi ve kapağı konusunda  çok başarılı.
Yazarımızın yolu açık olsun .
Yazarın daha nice eserleri ile tekrardan en kısa zamanda karşılaşmak 
isteriz. Yolunuz Açık olsun Zeynep ŞENTÜRK...


                

"Sena veda etmeliyim biliyorum ama bunu nasıl yapacağımı unuttum.
Seni gördüğüm o günden sonra sensiz gülmeyi unuttum..."




Zeze'ydi Gamze,  bene Portekizli. 
Fakat bu sefer ölerek arkasında bütün yaşama sevincimi yok eden
Portekizli değil, Zeze' oldu. Bizim şeker Portakal'ı hikayemizde Portekizli yerine Zeze
ölmüştü. Evet, Portekizli zamanla iyileşecek, çalışacak ve yaşama devam edecekti.
Fakat hikayenin aksine ölen Zeze'nin çocukluğu değil Portekizli'nin geçmişi, şimdisi ve geleceği oldu.



Affedemiyordum.
Ne kaderimizi ne de beni bırakıp giden sevdiğimi.














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder